Ayak tabanında, parmak aralarında veya topukta hissedilen sertlik ve batma hissi, günlük yaşamı kabusa çeviren yaygın sorunların başında gelir. Pek çok danışanımız, ayağında hissettiği acıyı veya gördüğü sertleşmiş dokuyu doğrudan “nasır” olarak adlandırma eğilimindedir. Eczaneye gidip nasır bandı almak veya evdeki kesici aletlerle o sertliği temizlemeye çalışmak, genellikle ilk başvurulan yöntemlerdir. Ancak yaptığımız muayenelerde, “nasır” şikayetiyle gelen danışanlarımızın önemli bir kısmında aslında “siğil” (verruca) problemi olduğunu tespit ediyoruz.
Nasır ve siğil, dışarıdan bakıldığında birbirine çok benzeyen, her ikisi de ağrılı olabilen ve sertleşmiş deri dokusuyla karakterize edilen iki farklı sorundur. Ancak bu iki problemin kaynağı, yapısı ve uygulama yöntemleri taban tabana zıttır. Birini diğerine karıştırmak ve yanlış yöntem uygulamak, sorunu çözmek bir yana, çok daha ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Avrasya Ayak Sağlığı Merkezi olarak bu yazımızda, nasır ve siğil arasındaki kritik farkları, evde yapabileceğiniz basit kontrol yöntemlerini ve profesyonel podolojik yaklaşımın önemini detaylarıyla ele alacağız.
Kökenleri Farklı: Mekanik mi, Viral mi?
Nasır ve siğil arasındaki en temel fark, oluşum sebepleridir. Nasır, tamamen mekanik bir problemdir. Vücudun sürtünme ve basınca karşı geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. Dar ayakkabı, yanlış basış veya kemik deformasyonu nedeniyle deri sürekli baskı altında kaldığında, o bölgeyi korumak için kalınlaşır ve sertleşir. Yani nasır bulaşıcı değildir, canlı bir organizma değildir; sadece ölü deri hücrelerinin birikmesidir.
Siğil ise biyolojik ve enfeksiyonel bir durumdur. Human Papilloma Virus (HPV) adı verilen bir virüs ailesinin neden olduğu cilt enfeksiyonudur. Virüs, ciltteki çatlaklardan veya yaralardan içeri girer ve o bölgedeki hücre yapısını bozarak kontrolsüz bir büyümeye neden olur. Siğil, canlı ve damarlı bir dokudur. En önemlisi, siğil bulaşıcıdır. Kişinin kendi vücudunda başka yerlere yayılabilir veya ortak kullanım alanlarından başkalarına bulaşabilir.
Görüntüdeki İpuçları: Siyah Noktalar ve Doku Yapısı
Dışarıdan bakıldığında her ikisi de sert bir tümsek gibi görünse de, dikkatli incelendiğinde ayırt edici özellikleri vardır.
Nasırın Görüntüsü: Nasır genellikle sarımsı, mumsu veya şeffaf bir renge sahiptir. Ortasında, derinin derinliklerine doğru inen sert bir kök (çekirdek) bulunabilir. Deri çizgileri nasırın üzerinden geçmez, nasırın olduğu yerde deri çizgileri kaybolur ve yerini sert bir tabakaya bırakır.
Siğilin Görüntüsü: Siğil genellikle daha pürüzlü, karnabahar benzeri bir yüzeye sahiptir. En belirgin ayrım noktası ise “siyah noktacıklar”dır. Siğilin üzerindeki sert tabaka hafifçe traşlandığında veya dikkatli bakıldığında, içinde küçük siyah veya kırmızımsı noktalar görülür. Bunlar, siğili besleyen tromboze olmuş (tıkanmış) kılcal damarlardır. Nasırda kesinlikle damar yapısı ve siyah nokta bulunmaz. Ayrıca deri çizgileri siğilin üzerinden geçmez, siğilin etrafından dolaşır.
Ağrı Testi: Baskı mı, Sıkıştırma mı?
Nasır ve siğili ayırt etmenin en pratik yollarından biri, ağrının nasıl hissedildiğini test etmektir.
Nasır Ağrısı: Nasıra parmağınızla tam üzerinden, diklemesine bastırdığınızda keskin bir acı hissedersiniz. Çünkü nasırın sert kökü, alttaki sinir uçlarına batar. Ancak nasırı yanlardan sıktığınızda ağrı daha azdır veya yoktur.
Siğil Ağrısı: Siğilde durum tam tersidir. Üzerine dik bastırdığınızda ağrı hissetseniz de, asıl keskin acı siğili yanlardan parmaklarınızla sıkıştırdığınızda (çimdikler gibi) ortaya çıkar. Çünkü siğil canlı bir dokudur ve sıkıştırıldığında sinir uçları uyarılır.
Kanama Riski
Nasır, ölü deri katmanlarından oluştuğu için mekanik temizlik sırasında canlı dokuya inilmediği sürece kanamaz. Ancak siğil, kendi damar ağına sahip canlı bir doku olduğu için en ufak bir müdahalede, törpülenmede veya kesilmede nokta odaklı, inatçı bir kanama yapar. Eğer evde nasır sandığınız bir dokuyu temizlemeye çalışırken aniden kanama başladıysa ve kanama durmakta zorlanıyorsa, büyük ihtimalle bir siğille uğraşıyorsunuz demektir.
Yerleşim Yerleri
Her ne kadar her ikisi de ayağın herhangi bir yerinde çıkabilse de, yerleşim yerleri bize ipucu verir. Nasırlar mutlaka bir sürtünme veya baskı noktasında oluşur. Ayakkabının vurduğu yerler, topuklar, parmak üstleri veya metatars başları (ayak tabanının ön kısmı) nasır için tipik bölgelerdir. Baskı olmayan bir yerde, örneğin ayak kavisinde veya parmak aralarında sürtünmesiz bir bölgede nasır oluşması pek beklenmez.
Siğil ise virüs kaynaklı olduğu için baskı noktalarından bağımsız olarak her yerde çıkabilir. Eğer ayakkabının hiç değmediği, baskı almayan bir bölgede sertlik ve ağrı varsa, şüpheler siğil üzerine yoğunlaşmalıdır.
Yanlış Uygulamanın Tehlikeleri
Nasır ve siğil ayrımının yapılmaması, yanlış yöntemlerin kullanılmasına ve tablonun ağırlaşmasına neden olur.
Siğile Nasır Bandı Yapıştırmak: Eczanelerden alınan nasır bantları asit içerir. Eğer bu bandı siğilin üzerine yapıştırırsanız, asit siğili tahriş eder. Virüs, bu saldırıya karşı savunmaya geçerek daha agresifleşebilir, büyüyebilir ve etrafa yayılabilir. Ayrıca asit sağlıklı dokuyu yakarak yara açar ve virüsün daha derinlere inmesine yol açabilir.
Siğili Kesmeye Çalışmak: Nasır sanılarak siğilin kesilmesi veya törpülenmesi, virüsün kan yoluyla veya kullanılan aletle (törpü, makas) ayağın diğer bölgelerine bulaşmasına neden olur. Tek bir siğiliniz varken, bu yanlış müdahale sonrası ayağınızda onlarca siğil çıkabilir (oto-inokülasyon).
Nasıra Siğil İlacı Sürmek: Tam tersi durumda, nasıra siğil dondurucu veya yakıcı ilaçlar sürmek, nasırın altındaki sağlıklı deride ciddi yanıklara ve ülserlere yol açabilir.
Avrasya Ayak Sağlığı Merkezi’nde Profesyonel Tanı ve Çözüm
Nasır mı yoksa siğil mi olduğundan emin olmadığınız durumlarda yapmanız gereken en doğru şey, bir uzmana başvurmaktır.
Nasır İçin Uygulama: Eğer sorun nasır ise, özel cihazlar ve freze uçları ile nasır “sıfır noktası”na kadar acısız bir şekilde temizlenir. Ardından nasırın tekrar etmemesi için basış analizi yapılır ve gerekirse koruyucu silikonlar veya tabanlıklar önerilir.
Siğil İçin Uygulama: Eğer sorun siğil ise, yaklaşım tamamen değişir. Siğil bulaşıcı olduğu için yüksek sterilizasyon önlemleri alınır. Mekanik temizlikle siğilin üzerindeki ölü tabaka alınır, ancak kanatmadan hassas bir çalışma yapılır. Ardından virüsü hedef alan topikal asit uygulamaları, kriyoterapi (dondurma) veya podolojik özel yöntemler kullanılarak virüs yok edilmeye çalışılır. Siğil uygulamasında amaç sadece görüneni almak değil, virüsü elimine etmektir.
Hijyen ve Bulaşma Riski
Merkezimizde nasır ve siğil danışanları için kullanılan aletler kesinlikle ayrıştırılır ve hastane tipi otoklav cihazlarında sterilize edilir. Siğil virüsü (HPV) dış ortamda canlı kalabildiği için, kuaförlerde veya hijyenik olmayan merkezlerde yapılan ortak alet kullanımı büyük risk taşır. Avrasya Ayak Sağlığı Merkezi’nde kişiye özel ve steril çalışma prensibiyle, çapraz bulaşma riski sıfıra indirilir.
Tahmin Yürütmeyin, Uzmana Güvenin
Ayağınızdaki sertlik ve ağrı, yaşam kalitenizi düşüren bir engeldir. Bunun adının nasır mı yoksa siğil mi olduğunu tahmin etmeye çalışarak, evde deneme-yanılma yöntemleriyle vakit kaybetmeyin. Yanlış bir müdahale, basit bir sorunu aylar süren bir mücadeleye dönüştürebilir.
Sağlığınız bizim için değerlidir. Doğru teşhis, doğru uygulama ve kalıcı çözüm için Avrasya Ayak Sağlığı Merkezi’nin deneyimli kadrosuna güvenebilirsiniz. Gelin, ağrının kaynağını birlikte tespit edelim ve sizi sağlıklı adımlara kavuşturalım. Unutmayın, ayaklarınız sizi bir ömür boyu taşır, onlara iyi bakın.
