Nasır Kesmek Doğru mu? En Tehlikeli Yanlışlar ve Bilinmeyen Riskler

Ayak sağlığı söz konusu olduğunda, toplumumuzda nesilden nesile aktarılan, doğruluğu sorgulanmadan uygulanan ancak tıbbi açıdan büyük riskler taşıyan bazı alışkanlıklar vardır. Bu alışkanlıkların en başında ve belki de en tehlikeli olanı, evde nasır kesme eylemidir. Gün boyu ayakkabı içinde sıkışan, baskı gören ve sonunda sertleşerek nasıra dönüşen o sarımsı deri tabakası, kişiye verdiği rahatsızlık hissi nedeniyle bir an önce kurtulunması gereken bir fazlalık olarak görülür. Pek çok kişi, banyo sonrası yumuşayan deriyi bir fırsat bilerek, eline geçirdiği jilet, makas, bıçak veya piyasada satılan nasır bıçakları ile o bölgeyi kendi kendine temizlemeye çalışır. 

O an için sertlik giderilir, deri incelir ve geçici bir rahatlama sağlanır. Avrasya Ayak Sağlığı Merkezi olarak, başvuran danışanlarımızın büyük bir kısmında, evde yapılan yanlış kesim işlemlerinin yarattığı enfeksiyonları, doku hasarlarını ve daha da büyüyen nasırları düzeltmek için uğraşmaktayız.

Nasır Neden Oluşur ve Neden Kesilmemelidir?

Nasırın (Callus) neden kesilmemesi gerektiğini anlamak için önce neden oluştuğunu kavramak gerekir. Nasır, vücudunuzun o bölgeyi korumak için ürettiği bir kalkan sistemidir. Ayakkabınızın sıktığı veya kemik yapınızın yere fazla baskı yaptığı bir noktada deri sürtünür. Beynimiz bu sürtünmeyi “deri inceliyor, yara açılabilir, koruma sağla” şeklinde algılar ve o bölgedeki hücre üretimini artırır. Deri kalınlaşır, sertleşir ve nasır oluşur. Amaç, alttaki kemiği ve yumuşak dokuyu korumaktır.

Siz elinize kesici bir alet alıp bu sert tabakayı agresif bir şekilde kestiğinizde, vücudunuza şu mesajı verirsiniz: “Koruma kalkanı saldırıya uğradı ve yok edildi.” Vücut bu saldırı karşısında paniğe kapılır ve savunma mekanizmasını daha güçlü bir şekilde devreye sokar. Bir öncekine göre daha kalın, daha sert ve daha geniş bir deri tabakası üretir. Yani siz nasırı kestikçe, nasır daha inatçı bir şekilde geri döner. Evde yapılan kesme işlemi nasırı yok etmez, aksine onu besler ve büyütür. Bu kısır döngü, nasırın kronikleşmesine ve kökünün daha derinlere inmesine neden olur.

Enfeksiyon ve Yaralanma Riski

Ev ortamı, ne kadar temiz olursa olsun, tıbbi bir müdahale için uygun sterilizasyona sahip değildir. Kullandığınız makas, jilet veya tırnak çakısı, üzerinde milyonlarca bakteri barındırabilir. Nasırı keserken milimetrik bir hata yapmanız, elinizin kayması veya canlı doku ile ölü doku sınırını ayırt edememeniz, sağlıklı deriyi kesmenize neden olabilir.

Nasırın altındaki canlı doku kan damarları ve sinirlerle doludur. Açılan en ufak bir kesik, steril olmayan aletlerden geçen bakteriler için vücuda giriş kapısı olur. Basit bir nasır temizliği diye başladığınız işlem, selülit (deri enfeksiyonu), apse ve şiddetli ağrılı iltihaplanmalarla sonuçlanabilir. Özellikle banyo gibi nemli ve bakterilerin üremesine müsait ortamlarda yapılan bu işlemler riski katlayarak artırır.

Nasır mı Yoksa Siğil mi? Ölümcül Karışıklık

Nasır kesmenin en büyük tehlikelerinden biri de teşhis hatasıdır. Ayak tabanında oluşan her sertlik nasır değildir. Sıklıkla nasır ile karıştırılan “plantar siğil” (verruca), virüs kaynaklı ve bulaşıcı bir dokudur. Siğil, dışarıdan bakıldığında nasıra çok benzer ancak içinde canlı damar uçları barındırır.

Eğer siz nasır sandığınız bir siğili kesmeye kalkışırsanız, siğili kanatırsınız. Akan kanla birlikte siğile neden olan HPV virüsü etrafa saçılır. Kullandığınız alet ve kanayan bölge aracılığıyla virüs ayağınızın diğer bölgelerine bulaşır. Tek bir siğiliniz varken, yanlış kesim işlemi sonrası ayağınızda onlarca siğil çıkabilir (oto-inokülasyon). Avrasya Ayak Sağlığı Merkezi olarak, bu tür yanlış müdahaleler sonucu ayağı siğillerle kaplanmış çok sayıda danışanımızı uygulama sürecine almaktayız. Doğru teşhis olmadan yapılan her müdahale, sorunu felakete dönüştürebilir.

Diyabetli Danışanlar İçin Hayati Tehlike

Diyabet (şeker) hastalığı olan bireyler için nasır kesmek kesinlikle yasaktır ve hayati risk taşır. Diyabet, ayaklarda his kaybına (nöropati) ve dolaşım bozukluğuna neden olur. Diyabetli bir danışan, nasırı keserken canlı dokuyu kestiğini, derin bir yara açtığını hissetmeyebilir. Acı hissi olmadığı için kesmeye devam eder.

Dolaşım bozukluğu nedeniyle bu açılan yara iyileşmez. Basit bir kesik, günler içinde enfekte olur, derinleşir ve kangrene kadar giden bir süreci başlatabilir. Diyabetik ayak ülserlerinin ve ampütasyonların (uzuv kaybı) önemli bir kısmı, evde yapılan “banyo cerrahisi” denemeleriyle başlamaktadır. Bu nedenle diyabetli danışanlarımızın ayaklarına makas veya kesici alet değdirmemeleri, bakımlarını mutlaka bir podolog gözetiminde yaptırmaları gerekmektedir.

Kanama Durdurulamayabilir

Nasırın kökü bazen derinin çok derinlerine, damarlı bölgeye yakın yerleşir. Evdeki aletler bu derinliği kontrol edebilecek hassasiyete sahip değildir. Yanlışlıkla bir damarın kesilmesi durumunda, ayak bölgesindeki kanamayı durdurmak zor olabilir. Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan danışanlarımız için bu durum acil servislik bir vakaya dönüşebilir.

Avrasya Ayak Sağlığı Merkezi’nin Profesyonel Yaklaşımı

Kurucumuz Podolog Elif Demir’in tecrübeleri ve oluşturduğu protokoller çerçevesinde, nasır temizliğinde kesici aletler (bistüri, jilet) yerine, yüksek devirli özel podoloji cihazları ve freze uçları kullanılır.

Sıfır Noktası Temizliği: Freze uçları, nasırı katman katman, bir toz bulutu şeklinde incelterek temizler. Bu yöntem sayesinde canlı dokuya zarar verme riski ortadan kalkar. Podolog, nasırı “sıfır noktası” adı verilen güvenli seviyeye kadar temizler. Bu işlem tamamen ağrısızdır, kanama olmaz ve anestezi gerektirmez.

Kökün Çıkarılması: Eğer nasırın derin bir kökü (nükleus) varsa, bu kök özel uçlarla oyularak, çevre dokuya zarar vermeden çıkarılır. Bu sayede o bölgedeki baskı anında kalkar.

Sterilizasyon: Merkezimizde kullanılan tüm başlıklar ve aletler, hastane tipi otoklav cihazlarında sterilize edilir. Her danışan için steril paketler açılır, böylece enfeksiyon ve bulaş riski sıfıra indirilir.

Sebep-Sonuç İlişkisi ve Koruma

Bizim için nasırı temizlemek işin sadece yarısıdır. Nasırın tekrar oluşmaması için nedenini bulmak gerekir. Podologlarımız, nasır temizliğinden sonra danışanın basış analizini yapar ve ayakkabılarını inceler. Nasırın oluşumuna neden olan baskı noktaları belirlenir. Gerekirse kişiye özel silikon ortezler veya tabanlıklar önerilerek, o bölgedeki sürtünme engellenir. Yani nasırı sadece kesip atmıyoruz, onun geri gelmesini engelleyecek stratejiler geliştiriyoruz.

Sağlığınızı Riske Atmayın

Ayaklarınızdaki nasır, evde banyoda halledilecek basit bir kozmetik sorun değildir. Kesici aletlerle yapılan her müdahale, geri dönüşü zor hasarlara yol açabilir. Enfeksiyon, siğil yayılımı veya iyileşmeyen yaralarla uğraşmak yerine, işi uzmanına bırakın.

Avrasya Ayak Sağlığı Merkezi olarak, ayak sağlığınızı korumak ve size konforlu adımlar sunmak için en güncel teknolojilerle hizmetinizdeyiz. Ağrısız, kanamasız ve güvenli nasır uygulaması için deneyimli kadromuza güvenebilirsiniz. 

Share

telefon Etiler
Telefon Altunizade